The Pursuit of Happyness

happynesstiepreview11

Konusu gerçek bir olay olan yada gerçek bir olaydan esinlenilmiş filmler, izleyici gözünde daha farklı değerlendirilir. Filmin başındaki “Gerçek bir olaydan uyarlanmıştır” ibaresi görüldükten sonra, film izlenirken; “vay be yaşanmış bir hikaye”, “gerçekte de oluyormuş demek böyle şeyler” tarzı cümleler kurulabilir. “The Pursuit of Happyness (Umudunu Kaybetme)” işte o bahsi geçen filmlerden biri. Chris Gardner’ın gerçek hikayesinden uyarlanılarak yapılan filmin başrolündeki isim Will Smith.

Chris Gardner, ilk önce Will Smith’in kendini oynamasına sıcak bakmamıştı. Onun için bu rolü oynayamaz imasında bulunup, “Aksiyon filmlerinin tanınmış oyuncusu” demişti. Fakat herhalde kızının “Will Smith, Muhammed Ali’yi oynadıysa, seni de oynayabilir” sözü, başrolün Will Smith olmasında büyük bir etken oldu. Filmin bu kadar etkileyici olmasının nedeni de, gerçek bir olaydan esinlenilmesi kadar Will Smith’in oğlu Jaden Smith’le birlikte çıkardıkları mükemmel performansları. Will Smith bu performansı ile, 2007 yılında “En İyi Erkek Oyuncu” Oscar’ına aday gösterildi. Oscar’ı ise yine gerçek bir olaydan alınan The Last King of Scotland(İskoçya’nın Son Kralı) filmindeki İdi Amin rolüyle Forest Whitaker kazanmıştı.

Filmde,  Chris Gardner’ın sıkıntılı günlerinin başladığı zamandan, Gardner Rich’i kurmasına kadarki süre zarfı the-pursuit-of-happyness-movie-review1anlatılıyor. Filmin Türkçe ismindeki gibi hiçbir zaman umudunu yitirmeyen Chris, üstüste gelen, izlerken sizinde bu kadar da olmaz diyeceğiniz güçlüklere oğlu ile birlikte göğüs geriyor. Sırtındaki tarayıcıyı satmak üzere iş görüşmesine giden Chris, önünde Ferrari‘den inen adama ne iş yaptığını sorar ve borsacı cevabını alır. Bu olaydan sonra borsacı olmaya karar verir Chris. Merak ediyorum da, Ferrari’den borsacı değil de başka meslekten biri çıksaydı ne olurdu. Sanırım o işi de yapardı.Çünkü Chris bu ;


Chris: Ben, bana bir soru sorulduğunda eğer cevabını bilmiyorsam bilmediğimi söyleyebilen
bir insanım.Fakat bahse girerim ki,cevabını nasıl bulacağımı öğrenirim
ve cevabı bulurum.

Will Smith‘in oğlu Jaden Smith‘i de unutmamak gerek. Filmde, izleyenleri ağlama noktasına getirecek sahnelerin çoğunda bulunan ufaklık, sanırım babasıyla birlikte  hikayenin gerçek sahibi Chris Gardner‘ı da etkilemeyi başardı. Gardner, filmin çekilmesinden çok mutluluk duyduğunu, bundan daha rahat ve gururlu olamayacağını söyledi. Bu arada Chris Gardner‘ın da ufak bir rolü var filmde. Çok ufak ama. Filmin son sahnesinde Will Smith ve oğlunun konuşması sırasında arkalarından geçiyor.

Unutmadan; filmin yönetmeni şu sıralar vizyona giren  Seven Pounds filminin de yönetmeni Gabriele Muccino.

basketball1Sevdiğim sahnelerden biri;

Chris : Hey! Hiç kimseye sana bir şeyi yapamazsın demesine izin verme.Ben olsam bile.Anlaştık mı?

Christopher: Anlaştık.

Chris : Bir hayalin varsa onu korumalısın.İnsanlar kendi
yapamadıkları şeyleri senin de yapamayacağını söylemek isterler.
Eğer bir şey istiyorsan, onu elde etmelisin. Nokta!

  • Bu filmi izlerken bir ara bunun bir film olduğunu ve başroldeki aktörün aslında will smith olduğunu unuttum.
    Çok gerçekçi ve içten oynamış. Sanırım 2 sebebi var:
    1- hikaye gerçek
    2- Will Smith oğluyla oynadığı için kendini gerçek karakterin yerine daha rahat sokmuştur.
    Gerçekten harika bir film.
    Yoksa cinemazy de çıkmazdı.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.